Diş Sağlığınıza Özenle Dokunuyoruz !

Kişiye özel çözümlerle gülüşünüze sağlık katıyoruz !

Diş Sağlığınıza Özenle Dokunuyoruz !

Kişiye özel çözümlerle gülüşünüze sağlık katıyoruz !

Uyar Dental Kliniği'ne Hoşgeldiniz !

10 yılı aşkın süredir İskenderun’da modern ve yenilikçi diş hekimliği hizmetleri sunan Uyar Dental Kliniği olarak, siz değerli hastalarımıza sağlıklı ve estetik bir gülüş kazandırmak için buradayız. Uzman ekibimiz, ileri teknolojilerle donatılmış kliniğimizde, kişiye özel tedavi yaklaşımlarını ön planda tutarak, yetişkinler için en iyi diş bakımını sağlamayı hedeflemektedir.

Diş sağlığınızı korumak ve gülüşünüze değer katmak için kliniğimize bekliyoruz. Sağlıklı bir ağız, mutlu bir hayat demektir. Bizimle gülüşünüze yeni bir sayfa açın!

Hizmetlerimiz

Tedavi alanlarımız ile alakalı başlıcaları aşağıda belirtilmiştir.

Dental İmplant

Diş implantları eksik dişlerin yerini doldurmak için kullanılan tedavi seçeneklerden biridir.

Ortodonti

Güzel ve estetik gülümsemenin günlük iş ve sosyal yaşamda ön plana çıkmasıyla birlikte erişkinlerde ortodonti talep görmektedir.

Diş Beyazlatma

Diş beyazlatma süreçleri, belirli nedenlerle renklenen dişlerin jel ve duruma göre lazer kullanımıyla beyazlatılmasını kapsayan bir işlemdir.

Gülüş Tasarımı

Gülüş tasarımı (smile design), kişinin aynaya baktığında veya güldüğünde kendini nasıl görmek istediği ile diş hekiminin, hekimlik ve estetiğin birleştiği uygulamadır.

Sadece Diş Değil, İfade Tasarlıyoruz !

Sadece dişlerinizi tedavi etmiyor, gülüşünüzle bütünleşen bir ifade tasarlıyoruz. Sağlıklı ve estetik bir gülüşle kendinizi en iyi şekilde yansıtın.

Ekibimiz

Sağlıklı Gülüşlerin Arkasındaki Güçlü Ekip !

Dt. Ali UYAR

Diş Hekimi

Hatice KURT

Klinik Teknikeri

Nurdan EDE

Klinik Teknikeri

Kaya Karaca

Klinik İnternetçisi

Güçlü ve Sağlıklı Dişler İçin 3 Altın Kural

1.Günde İki Kez Dişlerinizi Fırçalayın: Yumuşak kıllı bir diş fırçası ve florürlü diş macunu kullanarak dişlerinizi sabah ve akşam olmak üzere en az iki kez fırçalayın. Plak ve yemek artıklarını temizlemek için dişlerinizi iki dakika boyunca dikkatlice fırçalayın.
2.Diş İpi Kullanmayı İhmal Etmeyin: Diş ipi, diş fırçasının ulaşamadığı bölgelerde biriken plakları temizleyerek diş çürüklerini ve diş eti hastalıklarını önlemeye yardımcı olur. Günde en az bir kez diş ipi kullanın.
3.Düzenli Diş Kontrollerine Gitmeyi Unutmayın: Diş problemleri fark edilmeden ilerleyebilir, bu nedenle yılda en az iki kez diş hekiminizi ziyaret ederek rutin kontrol ve temizlik yaptırın.

Galeri

Sıkça Sorulan Sorular !

Hastalarımızdan gelen başlıca soruları sizler için derledik

Diş beyazlatma hekim tarafından uygulandığı ve kontrollerinin doğru yapıldığı taktirde diş üzerinde kalıcı hiç bir zararı yoktur.

Diş üzerinde 2-3 tonluk bir renk açılması olur. Bu esnada kısa sureli bir hassasiyet olması muhtemeldir. 24 saat içerisinde eski haline döner, kalıcı olarak bir zararı ya da yan etkisi bulunmaz.

Dişlerimizi sıkmanın veya gıcırdatmanın belki de psikolojik olarak faydalı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak diş ve çene sistemine, baş ve boyun bölgesine zararları saymakla bitmez. Baş ve boyun ağrıları, sırt ağrıları, çene eklemlerinde ağrılar, kulak önü ağrıları ve baş ağrıları diş sıkma veya gıcırdatmanın neden olduğu yineleme bozukluğudur. Migrenin en önemli nedenlerinden biri olduğu bilinmektedir. İlerlemiş vakalarda diş sıkma veya gıcırdatma aktivitesinin fazla olduğu durumlarda diş yüzeylerinde ciddi aşınmalar ve diş boylarında kısalma gözlenir. Diş boyları kısaldığında birey çeneleri daha fazla kapatır ve eski bir yüz görünümü ortaya çıkar. Dişlerde oluşan aşınmalar nedeniyle aşırı duyarlılık başlar. Diş minelerinde çatlaklar ve kırıklar oluşabilir. Aşırı kuvvet uygulandığından diş eti çekilmesi, dişler ile çene kemiği arasındaki bağların zarar görmesi sonucu dişlerin gevşemesine neden olabilir. Temporomandibular eklemin hasar gördüğü durumlarda çene kilitlenmesi, ağız açıklığında azalma ve ağzı açarken ağrı olabilir. Bu tür şikayetlerde genellikle önce kulak burun boğaz hekimlerine başvurulur. Bu bölümde yapılan muayene ve tetkikler sonucunda kulak, burun ve boğazda herhangi bir problem olmadığı tespit edilirse hasta diş hekimine yönlendirilir. Fakat yukarıda bahsettiğim gibi şikayetleriniz varsa, diş sıkma veya gıcırdatma hastası olduğunuzdan şüpheleniyorsanız mutlaka diş hekiminize gitmelisiniz. Diş sıkma veya gıcırdatma hastası diyorum çünkü bu alışkanlıklar yinelemede “sıkma & bruksizm” olarak geçiyor ve tedavi edilmesi gerekiyor.

Hepimizin bildiği gibi florür kullanımının diş çürükleri açısından koruyucu etkisi vardır. Ancak bunun aksine flor alımı yetersiz olsa bile ağız hijyenine ve sağlıklı beslenmeye dikkat edilirse diş çürüğü oluşmayabilir. Dolayısıyla florür eksikliğinin diş çürüğü oluşumuna neden olduğunu söylemek yanlış olur. Ancak kontrollü flor alımı ile diş çürüğü riskini minimuma indirebilir hatta tamamen ortadan kaldırabiliriz. Kontrollü florür alımı diyorum çünkü florürün aşırı kullanımı dişlere ve insan vücuduna zarar verebilir.

Deniz suyunda florür bulunması nedeniyle balık ve diğer deniz ürünleri florür açısından zengin besinlerdir. Çay, bitkilerde en yüksek florür miktarına sahiptir. Bir fincan çay 0.10-0.12 mg flor alımı sağlar. Et, sakatat, elma, ıspanak, yumurta, tavuk eti, pirinç ve yulafta da florür bulunur.

Amerika Birleşik Devletleri’nde FDA (Gıda ve İlaç Dairesi), sistemik florür uygulamasını profilaksi için sistemik florür kullanımının vücutta birikime neden olduğu gözlendiğinden onaylamamaktadır. Bunun nedeni ise florürün vücut için vazgeçilmez bir element olmamasıdır. Eksikliğinde hastalık oluşmaz. Fakat fazla alındığında vücutta birikime neden olur. Aslında, floroz adı verilen bir durum başlar. Aşırı florür alımına bağlı akut ve kalıcı flor zehirlenmesi çocuklarda kusma, gastrointestinal problemler ve hatta zeka geriliği ile sonuçlanabilir. İlk başlarda içme suyuna belirli oranlarda flor eklenmesi uygun görülse de tüketilen sebze, meyve, et ve balık ürünlerinden kontrolsüz florür alınması nedeniyle içme suyuna flor eklenmesi durdurulmuştur. Bugün piyasada satılan içme suları, 0.025 ila 0.08 mg arasında değişen bir florür içeriğine sahiptir. Florozis oluşumu için günlük 2 mg ve daha fazla florür alımı yeterlidir.

En iyisi korkunun asıl kaynağını bulup tedavi etmektir. Ancak diş tedavilerinde acil durumlar ortaya çıkabilir ve duygusal korku halinin düzeltilmesi uzun zaman alabilir. Bu gibi durumlarda bilinçli sedasyon, hastanın diş tedavilerinin rahat bir şekilde yapılabilmesini sağlar. Bilinçli sedasyon uygulanan hasta işlem sırasında tamamen korku ve kaygıdan arındırılmış olarak dişçi koltuğuna rahatça oturur. Bizi duyar ve söylediklerimize tepki verir. Ağzını açma, yutma, nefes alma gibi hareketleri yardımsız kolaylıkla yapabilir. Böylece hiç acele etmeden rahat ve güvenli bir ortamda tedavilerimizi tamamlayabiliriz. Ameliyat bittiğinde hasta işlemle ilgili hiçbir şey hatırlamayacaktır. Bu şartlar altında tedavi tamamlandığı için hasta bile mutlu olacaktır.

Korku düzeyi veya tedavinin gerekli olup olmadığına, bireyin yaşam kalitesini etkileme derecesine göre karar verilebilir.

Yapılan araştırmalar kötü ağız kokusunun, büyük oranda (%85) ağız içindeki bir problemden kaynaklandığını göstermiştir. Bunun da büyük bir kısmını diş ve diş eti problemleri oluşturur. Plaklar ve diş taşları kötü ağız kokusuna neden olabilen durumlar arasında sayılır. Bunun yanında, bazı insanlarda nedeni bilinmeyen bir şekilde dilin üzeri bir tabakayla kaplanmaktadır. Bu tabakada bulunan ve özellikle sülfür bileşikleri oluşturan bakterilerin de ağız kokusu yaptığı düşünülür. Bu sorunun giderilmesi için dilin mekanik olarak temizlenmesi gerekir.

Dişipi kullanırken oluşan kanama o bölgelerin iyi temizlenmediği durumlarda görülür ve iltihabın göstergesidir.

Diş ipi doğru kullanıldığı sürece zarar değil, fayda sağlar.

Diştaşı temizliği ile sigaranın sebep olduğu renklenmelerin çoğu temizlenebilir.

Diş çekimi yapılırken, ilgili çekim bölgesinde mutlaka tam bir anestezi sağlanmış olması gerekir. Akut itihap varlığında, anestezik maddenin dağılımı doku içerisinde zor olacağından, tam bir anestezi sağlanamaz. Ayrıca diş çekimi sonrasında damarlar, tam steril olması mümkün olmayan ağız ortamına açılır ve tükürük ile kaynaşırlar. Böyle bir durumda, var olan akut iltihap, kan elemanları ile etkileşime geçerek, baş boyun bölgesinde, çok önemli damar sinir paketlerine komşuluk eden, diş çekim bölgesinden vücuda dağılabilir.

Diş çekimi öncesinde ve sonrasında antibiyotik kullanımı gerektiren diğer bir sebep de hastanın sistemik durumu ve kullandığı ilaçlardır.

Çeşitli dental işlemler sırasında meydana gelen bakteremi (bakterilerin kan yolu ile vücuda dağılması) ile oluşabilecek en önemli komplikasyon infektif endokardittir. İnfektif endokardit kalbin iç zarının, kapaklarının veya damarlarının enfeksiyonudur ve hayatı tehdit eden önemli bir hastalıktır. Zamanında müdahale edilirse ilk geçirilen endokarditin iyileşme şansı %100 iken, geç teşhis edilen durumlarda ölüm riski yüksektir. Günümüzde bile, ileri antimikrobiyal tedavilerin gelişmesine rağmen bu infeksiyonun meydana gelmesi durumunda ortaya çıkan ölüm oranı halen önemini korumaktadır.

Bu tarz riskleri göz önünde bulundurarak, akut iltihap varlığında diş çekimlerini ertelemek gerekir. Akut iltihabın dağılmasına yardımcı olmak ve infektik endokardit riskini ortadan kaldırmak için, profilaksi amaçlı bir reçete yazılmalıdır. Çekim bölgesinde akut iltihabı olan her bireyde, bu tarz komplikasyonlar gelişecek diye bir durum yoktur. Önemli olan infektif endokardit dediğimiz durumun gelişmesi açısından yüksek risk grubunda olan hastalıkları bilmek ve önlem almaktır. Örneğin prostetik kalp kapağı taşıyan hastalar, ya da kalp hastalığı olan çocuklar, kanamalı herhangi bir dental işlem öncesinde, akut iltihap olsun ya da olmasın mutlaka antibiyotik kullanmalıdırlar.

Herhangi bir diş tedavisi için, doktorunuza başvurduğunuzda, size verilen genel sağlığınızla ilgili bilgi formunu eksiksiz doldurmak, olası en küçük bir komplikasyon için diş doktorunuzun gerekli önlemleri almasına yetecektir.